Şafak SOL

Şafak SOL

Şafak Sol'un kaleminden

Eğitim de Gerçeklik Anlayışı

09 Ekim 2020 - 14:29

Bir eğitimci olarak amaçladığım soru, eğitimcinin gerçekler karşısındaki sorumluluğunun ne olduğudur. Eminim bir çoğunuz bunun yanıtının çok açık olduğunu düşünüyorsunuz. Ben dahil tüm eğitimcilerin gerçekleri dikkate almak zorunda olduğunu söylemek isterim. Günlük yaşantımızda gerçekleri hepimiz dikkate almak zorunda kalırız. Çünkü gerçeklerle yüzleşiriz.
Karşımızdaki insana yalan söylemek hoşumuza gitmez ya da onları yanlış yönlendirmek istemeyiz. Bu nedenle özellikle eğitimcilerin eğitim anında bu konuda özellikle hassasiyet göstermeleri kaçınılmazdır. Karşısındaki insanın yalanlarına, yanlışlarına ya da yanlış anlaşılmalara karşı tavır almaları gereklidir. Tüm bu nedenlerden dolayı eğiticilerin karşılaştıkları gerçekler karşısında sorumlu olduğu açık ve nettir.
Gerçek ve bilgi kavramlarını incelediğimizde karşılaştığımız temel sorunlardan önce, yalnızca eğitimcilerin değil eğitim hakkında bir fikri ve teorisi olan ve bu işlerle uzaktan yakından ilgisi olan herkesin sorumluluğunun olduğunu bir kez daha belirtmekte fayda görüyorum.
Eğitim yeteneklerin kazanılması üzerine güçlü bir vurgu yapılması ile gerçekleşir. Bu nedenle daha az pratikle değil dokusu güçlü ve çok daha fazla pratikle vurgu yapabilme boyutu önemli ve bu farkındalık eğitimin temel amacı olmalıdır.
Gerçekliğe özel önem veren yalnızca eğitim bilimcileri değildir; gerçeklik hepimizin gerçeğin ve bilginin objektif olarak peşine düşülmesi gereken ahlaki ve hukuki yanına özel önem göstermemiz gereken bir değer olduğunu bilmemizdir. Eğitimciler gerçeklik ve bilgelik kavramlarına saygıyla yaklaşmaktan ve bununla birlikte anlayıştan, rasyonellikten ya da bilgelikten bahsetmekten büyük keyif alırlar. Çünkü eğitimcinin amacı dünyanın işleyişine yönelik ya da en azından olası diğer alternatifler için kişinin ufkunu genişletmektir. Kişinin eksileriyle ve artılarıyla tutarlı bir yol izlemesine, çeşitli sonuçlara ulaşılması için  basitleştirilmiş bir yolun gerçekliğine, değerlerimizin ya da ulaşmak istediğimiz amacın daoğrulanabilirliliğini sorgulamamızı gereksiz hale getirmek yani kolaylaştırmak. Burada anlatmak istediğim mantık dışı amaçların, bir kişinin güdebileceği daha makul ve gerçek amaçlarıda etkileyebileceğinin söz konusu olduğunu anlatabilmekti.
Bir sorunun çözümü, bir başka sorunun çözümüne araç olabilir ve anlam kazandırabilir. Bunun için daha genel bir amaca sahip olunması gerekmez. Bu nedenle dünyanın işleyişine yönelik gerçek dışı inanmak istediklerimizin ulaşmak istediğimiz amaçlar doğrultusunda hepimize düş kırıklığı yaşatması hiç de küçük bir olasılık değildir. 
Kendi adıma bir eğitimci olarak mantık dışı amaçların terk edilmesinin kişiye yeni ufuklar açacağı inancını taşıdığımı belirtmek isterim. Rasyonelliği kendinden makul ve yalıtılmış olarak ele almak basittir; buna karşın daha geniş bir perspektifle bakabilmek için gerçeklik ve bilginin nasıl bir öneme sahip olduğunu bir kez daha karşımıza her defasında birkez daha çıkacaktır. Benimsediğimiz inançlarımızda bir hata olduğunu fark ettiğimizde; inandığımız şey içimizde her ne kadar açıklayıcı olursa olsun uygun bir anlayışa sahip olduğumuz iddia etmek hiçbir zaman doğru değildir. Buna karşın bilgeliğin daha çok gerçeği yansıtan düşünce ve davranışlardan doğduğunu düşünebiliriz; ancak kesin olarak eğitimin ve bilgeliğin neyi içerdiğini hiçbir şekilde yansıtmayan bir durumun olduğunu da belirtmek isterim. Çünkü her birimiz diğerlerine oranla her zaman farklı yapılardayız.
Eğitim ve bilginin daima merkezimizde olması bence çok yerinde ve doyurucu bir temenni olur.
Sevgilerimle


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum