Reklam
Reklam
Rukiye AYDIN

Rukiye AYDIN


SAVAŞTAN DÖNÜNCE 18 YIL HER GÜN RÜYAMDA SAVAŞTIM.

18 Kasım 2019 - 10:39
Reklam

Zulüm.. 
Kan ve vahşet...
Akıtılan oluk gibi kan...
Ölen masumlar...
Adına savaş deniliyor...
Bir gazi...
Adı, Hüseyin İNCESU
........
"Anlatmaya başladığım zaman katılıyorum. Katıldığım zaman tuhaf oluyorum. Bunun için bu güne kadar eşime dostuma, çocuklarıma dahi bu konularda konuşmadım, yaşadıklarımı anlatmadım. Anlatırken gözlerim yaşarıyor, ağlıyorum"  diyor.

Ruh azapta...
Gözler ise; hâlâ elinde ölen can yoldaşını arıyor...

Kıbrıs...
Biz ona YAVRU VATAN diyoruz.
Lâkin bakmayın yavru vatan denildiğine kendi öz vatanımız kadar severiz ve ayrım yapmayız.

1963 yılında tarihe KANLI NOEL zulmü ile gündeme oturan olaylar ve arkasından gelen canice, zalimce, haince yapılan kanlı cinayetlerin arkası arkasına geldiği yıl.
Bu saldırılarda yüzlerce Türk bir gecede katledilir. Her geçen gün artan olaylara Türkiye kayıtsız kalmaz akabinde savaş uçaklarımız, Lefkoşa üzerinde uçarak Rumlara ilk mesajı verir.

20 Temmuz 1974 sabahı saat 06.05’te Türkiye, Kıbrıs Barış Harekatı’nı yaklaşık 3 bin asker ile başlatır. Dünya harekatı Başbakan Bülent Ecevit’in yaptığı tarihi açıklamayla duydu:

"Biz aslında savaş için değil barış için, yalnız Türklere değil Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz."

Ankara'nın Çubuk ilçesinde çakı gibi bir asker..
Adı, Hasan Hüseyin İNCESU
Birinci Kıbrıs Barış Harekatı'nda paraşütle ilk adaya inen askerlerden üçüncüsü

Kayseri Hava İndirme Tuğayı'ndan Kıbrıs'a gittiklerini anlatan İncesu, o günleri hala gözleri yaşararak ve iç çekerek büyük bir hüzünle anlatır.
.........

"Paraşütle Beşparmak Dağları'na ilk inen askerlerdenim. Engebeli dağlara indikten sonra toplanma bölgesinde toplandık. İndiğimizde nerede olduğumuzu bilmediğimiz gibi, araziyi de tanımıyorduk. Daha doğrusu Kıbrıs'ı tanımıyorduk. 

Biz bu şekilde düşmanla savaştık. Tabi düşman sürekli havan toplarıyla bizleri dövüyordu. Savaşmak için ellerinde her çeşit olanakları vardı. 

Bizim duyduğumuza göre 11 yıl bizimle savaşmak için hazırlık yapmışlardı. Gece indik ve daha hava aydınlanmadan Girne'ye taarruza geçtik. 

Düşmanla epeyce orada boğuşma yapıldı. Yakın boğuşmada oldu, süngüleşme de oldu. Girne'yi kolaylıkla aldık.
......

Zamanın Başbakanı merhum Bülent Ecevit, 'Kızım Ayşe geziye çıksın, ben gelemiyorum' demesiyle ikinci harekat başladı. İkinci harekatta da biz, Dikoma semtinden Paşa Köyü ve Ercan Havaalanına hareket ettik. Ercan Havaalanını ve o bölgeyi aldıktan sonra 10 Kasım 1974'te Magosa'ya gelerek gemilere bindik Türkiye'ye ayak bastık. Toprağı öpüp coluğumuza, çocuğumuza kavuştuk."

"Savaştan dönünce 18 yıl her gün rüyamda savaştım. Ta ki 1992 yılında Kıbrıs'a gidip o yerleri görünceye kadar. Her şeyin yolunda olduğunu ve güzelleştiğini gördükten sonra bir daha savaş anıları rüyama girmedi. 

Savaş dünyanın en zalim işidir. Allah bu millete bir daha savaşlar göstermesin. Savaşın olduğu komşularımıza da Allah yardım etsin. Onları en iyi bizler anlarız" 
(Hasan Hüseyin, İncesu, Kıbrıs, Yerel)

Şimdi,
NİYE KIBRIS SİZİN İÇİN ÖNEMLİ? diyenler
Bir kez daha gazinin bu hatıralarını okusun.
Rumun, Yunan'la el ele vererek kuveyt içinde masumları nasıl katlettiklerini yazmadan okuyun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum