GAZİ DENDİĞİNDE SİZ, NE ANLIYORSUNUZ?
Reklam
Reklam
Reklam
Rukiye AYDIN

Rukiye AYDIN

GAZİ DENDİĞİNDE SİZ, NE ANLIYORSUNUZ?

20 Eylül 2019 - 12:46

19 EYLÜL 2019...
Siz(ler)e, birşeyler hatırlatıyor mu?
19 Eylül...
Her sene aynı tarih...
19 Eylül...

Hatırlamadınız değilmi?
Belki bu günün ne olduğunu dahi bilmiyorsunuz. 
Sosyal medyanın şarlatanları öyle olmadık günleri pohpohluyorlar ki,  daha haftanın günü  gelmeden alınacakların listeleri hazırlanıyor.
Anneler günü...
Babalar günü...
Engelliler günü...
Haaa unutmadan bi de sevgililer günü...
Nerde GAZİLER GÜNÜ????

Sizin yüreğinize şarapnel parçası geldi mi?
Ya da kör bir kurşun...
Bugün yüreğine kor ateş düşenlerin günü...
Bugün vatan sağolsun diyen,
bir ayağı kopmuş...
adres sormayan kör bir kurşunun, ciğeri delinmiş;

DELİKANLILARIN OLDUĞU YERDE 
ELİ  KANLILARIN YERİ YOKTUR!!!

diyen GAZİLER in GÜNÜ

Ben de bir gazi eşiyim...
Bu onuru taşımaktan dolayı büyük bir onur, gurur ve şeref duyuyorum.

Ulusal bir kanal.
Bir spiker...
Yüzünden düşen bin parça. 
Belliki gene yüreğimizi yakacak bir haberi, milletimiz ile paylaşacak.
.......
Hakkari'de PKK lı teröristlerle çıkan çatışmada  1 ŞEHİT 3 YARALI...

İşte o yaralı dediğimiz gazilerimiz, hiçbir zaman akla gelmiyor. Okunan o bültenlerde sadece ve sadece üç saniye adları ya geçiyor ya da geçmiyor.

Peki ya sonra...
Ya sonrası?
Ne yerler?
Ne içerler?
Sağlıkları ne durumda?
Çocukları eşleri ne yerler ne içerler?
Sorulur mu?
Sorduk mu?
Sordunuz mu?
Hayır!!!!

Mesele adlarının geçip geçmemesi değil aslında biliyormusunuz?  Asıl mesele yaralı dendiğinde bizim ne algıladığımızdır.
Ayağı kopan...
Çenesine şarapnel parçası saplanan... Kafasının ortasından kahpe bir mermi ile vurulan...
Kolu, bacağı kesilmek zorunda kalınılılanlar....

Şimdi gelin bir empati yapalım.
Eline kınalar yakıp, VATANA KURBAN olarak GÖNDERDİĞİNİZ yirmi yaşında dağ gibi evladımızın, bir gazinin kaleminden GAZİ NASIL OLDUĞU nu okuyalım.
........
Yürüdüğünüz yerdeki her ağustos böceğinin sesini, dallardaki kuşları, yüzünüzün etrafında ürkütücü devriye uçuşları yapan arıların kanat seslerini, ağzınıza ve yüzünüze ya da küçük yaraların üzerine konmaya çalışan sineklerin vızıltılarını duyarsınız.

Sonra... Sonra birden tüm sesler kesilir, bıçağın dalı kestiği gibi... Kuşların sesleri, arıların ve sineklerin vızıltıları, hepsi bir anda biter. Gözlerinizi açtığınızda önünüzdeki arkadaşınızı değil, gökyüzünü görürsünüz, yere düşmüş olduğunuzu anlamanız birkaç saniye sürer. Tek hissettiğiniz kesif bir barut ve yanık et kokusudur.

Arkadaşlarınızın bağırarak koştuğunu görür ama kulağınızdaki çınlama ve uğultudan, seslerini duyamazsınız. Sesleri yavaş yavaş duymaya başladığınızda ayağa kalkmaya çalışırsınız ama başaramazsınız... Ayağınız yoktur çünkü...

Okudunuz değil mi?
Bu bir fantazi değil!!!
Bu eften püften bir hikaye hiç değil!!!
Destansı bir müdafanın, vatan, bayrak müdafaasının; 
GERÇEK KAHRAMANLARI ve KAHRAMANLIKLARIDIR.

Şimdi bir kez daha haber bültenlerini dinler ve seyrederken bu gerçek kahramanların neler ile karşılaştıklarını düşünün.
Sonra...
Elinizi vicdanınıza koyun...
Sadece onu dinleyin...
Sadece onu...

Bugün gaziler günü olması hasebiyle kahraman gazilerimizi ziyaretlerimiz oldu. Hoş sohbet içinde geçen ziyaretimizde gazilerimizin hakkını asla ödeyemeyeceğimizi bir kere daha anladım. 

Kahraman gazilerimizin gününü kutluyorum. Onlara gerçek anlamda hak ettikleri değeri verdiğimiz zaman gaziler günü manasıyla kutlanmış olacaktır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Nesrin Cansever
    4 hafta önce
    Yüreğinize elininize sağlık....İşte ben bu keleme alınan tarif edilen gazilerin önünde saygıyla eğilir onlara minnettar olurum...