Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu

Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu


REGAİB GECESİ 33 ŞEHİT 3

07 Mart 2020 - 14:37

REGAİB GECESİ 33 ŞEHİT 3

Bir kere tarih bizim hayatımıza şahittir ki; bazı değerlerimiz adına ölümü, dünyada yaşamaya seve seve feda eden bir milletiz. Hele  izzetle ölmeyi zilletle yaşamaya tercih ederiz. Bu bizim için olsun Müslüman kardeşimiz için olsun farketmez. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin İlk Eserler’de bizim olmazsa olmazımız şöyle açıklanır:

“Madem ki öldürüyorsun. Ölmek iki sûretledir: 
Birinci Suret: Senin ayağına düşmek, 
teslim olmak sûretinde ruhumuzu, 
vicdanımızı ellerimizle öldürmek, 
cesedi de güya ruhumuza kısasen (suç işleyenin aynı şekilde cezalandırılması) sana telef ettirmektir. 

İkinci Suret: Senin yüzüne tükürmek, gözüne tokat vurmakla ruh ve kalbimiz sağ kalır, 
ceset de şehit olur. 

Akide faziletimiz tahkir edilmez (imanın yüksek değerleri hor görülmez); 
İslâmiyetin izzetiyle istihza (şerefi ile alay) edilmez.“(7/253)

DEVLETİ PARÇALAMAK İSTEYEN YILANLAR

Bizim askerimiz cephede fedakarane canını ortaya koyup cihat ederken, içeride çatlak seslerin gelmesi kabul edilir bir şey değildir. Bunda iyi niyet aramak da mümkün değildir. Zaman tesanüd zamanıdır. İhtilaftan ve o çatlak seslerden de ancak düşmanlarımız istifade ederler. Zaten savaşın bir gayesi de bu değil midir. Bir taraftan askerlerimizi her türlü silahlarla karşı karşıya bırakırken, öbür tarafta da içimizde fitneyi ateşlemek ve ihtilaf meydana getirmektir. Bu necip millet bu oyuna gelmeyecektir, gelmemeliyiz ve milletimizin bekası için buna yol vermemeliyiz. Hele bir de şehitlerimiz varken, onlara ve ailelerine maddi ve manevi sahip çakmamız ve destek olmamız tartışılmazdır. Bakınız bu konuda Bediüzzaman ne diyor:

“ Sual– Heyhât! Bize teselli veren şu ulvî emeli (manevi ümitlerimizi), ye’se inkılâb ettiren (ümitsizliğe  dönüştüren) ve etrafımızda hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?

 Cevap– Korkmayınız. Medeniyet, fazilet ve hürriyet; âlem-i insaniyette galebe çalmağa (üstün gelmeye) başladığından, bizzarure terazinin öteki yüzü şey'en feşey'en (azar azar) hafifleşecektir. 
Farz-ı muhal olarak –Allah etmesin– eğer bizi parça parça edip öldürseler; emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üçyüz olarak dirileceğiz. 
Başımızdan rezâil (utanç verici kötülükler) ve ihtilâfatın gubarını (anlaşmazlıkların tozunu) silkip, hakikî münevver ve müttehid (birleşmiş) olarak kervân-ı benî-beşere pîşdârlık (insanlar kervanına öncülük) edeceğiz. 
Biz, en şedid, en kavî ve en bâkî (çok şiddetli, kuvvetli ve sonsuz) hayatı intâc eden (sonuç veren) öyle bir ölümden korkmayız. 
Biz ölsek de, İslâmiyet sağ kalır. O millet-i kudsiye (mukaddes millet) sağ olsun."(8/83)

07.03.2020
Prof. Dr. Cahit Kurbanoğlu

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar