Nihat GÜÇ

Nihat GÜÇ


Düşünce Biçimi

09 Haziran 2021 - 16:30

Düşünce Biçimi
Müslümanların her şeyden önce öğrenmeleri ve çevresindeki insanlara öğretmeleri gereken bazı dini bilgiler vardır. Bu bilgiler sayesinde kişiler ya Müslüman olur, davranışlarına çeki düzen vererek düşüncelerini her türlü şirkten, küfürden ve nifaktan temizlerler ya da inkara kalkışır ve kafir olurlar. 
Davranışlar düşüncelerden hali ve beri değildir. Sergilenen her davranış, zihinde var olan bir düşüncelerin dışa yansımasıdır. Davranışlarını düzeltmek isteyenler evvela düşüncesini gözden geçirmelidirler. 
İslam'ın öngördüğü düşünceye sahip insanların eylemleri her zaman İslam'i; farklı dinlerin veya akımların düşüncesine sahip insanların sergilediği davranışları da kendisine hastır. Hristiyan veya Yahudi olan bir insandan İslam'a uygun davranışlar sergilemesini beklemek ne kadar abes ise; Müslüman olan bir insanın Hristiyan ve Yahudilere benzemesi veya özenmesi de o kadar abestir. Müslüman; İslam'ın öngördüğü düşünceler sonucunda davranışlarını şekillendiren kişidir.
İslam öncelikle düşünceyi düzeltmekle işe başlar. İman; ayetler ve hadisler ışığında neşvünema bulan düşünce biçimidir. Ayet ve hadislerin müdahale etmediği veya şekillendirmediği her düşünce nakıstır, sakattır, haraptır.
Dinin şekillendirdiği bir düşünceye sahip insanların davranışları her zaman doğru olur. Tersinden de bakabiliriz bu olaya. Düşüncesi ilahi kelam ile nebevi sünnet ile şekillenmeyen insanların imanında zaafiyet, davranışlarında da sorunlar ve zikzaklar yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam edecektir. 
Kimi insanın edindiği atıl ve batıl düşünceler sayesinde ifa etmeleri gereken ibadetler zaman zaman rafa kaldırıldığına şahit oluyoruz. Bu durum, farklı reaksiyonlar karşısında zayıflatılan imanın davranışlara etki etmediğinin en bariz ifadesidir. Zihin yapısını ayet ve hadislerle dezenfektan edemeyen insanların ibadetlerine ve davranışlarına çeki düzen vermeleri beklenemez. Önce zihinsel temizlik sonra fiili tanzim. 
Müslüman'ım diyen bir insanın her şeyden önce ve öncelikle öğrenmesi gereken bu bilgileri şahsen iki kısma ayırıyorum. 
İnananların ibadetlerini hakkıyla yerine getirmelerine yarayan yani Müslümanların davranışsal yönünü düzenleyen fıkhi bilgiler; namazın kılınması, orucun tutulması, hac farizasının yerine getirilmesi, zekatın ödenmesi, cenazenin defni, mirasın ilahi emirler çerçevesinde bölüşülmesi  gibi konular bu kısımda yer alır. 
Ancak ibadetlerimizi niçin yaptığımızı açıklayan bilgileri es geçemeyiz. İslam'ın ısrarla üzerinde durduğu ve kişiyi şirkten, küfürden, nifaktan ve her türlü yanlış düşünce akımlarından koruyan, Allah'ın vahdaniyetini, rububiyetini ve ubudiyetini açıklayan yani imanı tarif eden ve destekleyen bilgiler de ikinci kısımda yer alır. 
Müslüman olmakla neyi kabul ve tastik ederek bağlandığımızı ve neyi hayatımıza mal olsa da inkar ve ret ettiğimizi bilmemiz son derece önemlidir. Cennet veya cehennem burada şekillenir. İman-küfür meselesi dediğimiz şey de aslında bu. 
İnsanı Müslüman yaparak kafirlerden ayıran, farklı davranışlar sergilemesine sevk ve idare ettiren şey imandır. Özelde Mekkeli müşriklerin genelde dünya kafirlerinin karşı çıktıkları bilgi bu nevindendir. 
Mekke cahiliye döneminde haccın sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için bu işi üstlenen, hacca gelen insanlara yemek ve su temin eden insanlar, düşünsel olarak putların reddine, tüm kuralların Allah'ın istediği gibi yürütülmesine karşı çıkıyorlardı. Böylesi bir düşünceye hayatları pahasına karşı çıkan bu insanlar hanif dinine mensup kimi insanın ifa ettikleri ibadetleri destekliyorlardı. 
Bu durum dün ile sınırlı değildir. Dünyanın hemen her yerinde devam edegelen bir durumdur. Cahiliyye ismi günümüzde medeniyet olarak tebdili kıyafet etmiş olsa bile düşünsel olarak kendisine benzemeyen düşüncelere saygı duyduğuna hiç rastlamadım. Değil saygı duymayı bir kaşık suda boğmaya çalışmıştır her zaman.
Peki Neden?
Çünkü İslam'ın öngördüğü düşünsel bilgi, insanı kabulleri ve retleri konusunda harekete geçirir. Yapılan iş ve işlemlerin ilahi nizama uygun olup olmadığını tayin ve tespit eder. Sosyal hayatta sergilenen doğruların ve yanlışların yeniden tanımlanmasını yapar. Her türlü cahili sistemi ret etmenin Allah'ın bir emir olduğunu öngörür. İnsanı ilgilendiren her alanın Kur'an ve Sünnet ışığında dezanfektan edilmesini savunan bir düşünce biçimidir.
Fıkhi bilgi davranışları düzenlerken iman da insanların düşünce boyutuna çeki düzen verir. En önemli bilginin ise insanın düşünsel boyutuna çeki düzen veren bilgi olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı?
Ancak günümüz Türkiye'sinde resmi kurumlar aracılığıyla verilen ve vermeleri gereken dini bilgiler genel itibariyle fıkhi bilgilerden müteşekkildir. Düşünceyi harap eden hiç bir akıma müdahale etmez. Hatta insanın inanç boyutunu ilgilendiren, kabulleri ve retleri düzenleyen bilgilerin çoğu ya suç olarak kabul edilir ya da üstü kapatılarak öğretilmesinin önüne geçilir. 
Düşünsel boyutunu İslam'a göre düzenleyemeyen insanların davranışsal bilgiye sahip olmaları istikamet üzere devam etmeleri için yeterli donanım olmayacaktır. Yeniden iman etmek kabulleri ve retleri yeniden gözden geçirmek gerek.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum