Reklam
Reklam
Mahir ADIBEŞ

Mahir ADIBEŞ


KİTAP ÜZERİNDEN GİDİŞAT

12 Eylül 2020 - 20:10

Türkiye; kültür, eğitim, kişilik olarak kırk yıldır bir yerlere doğru yavaş yavaş kayıyor. Zaman çok acımasız; kafalar karışık, hiçbir şey yerinde durmuyor. Nereye gidiyoruz? Sorusuna herkes farklı cevap veriyor. Daha doğrusu derli toplu açıklanamıyor ya da çıkar doğrultusunda açıklamak istenmiyor. Çok iyi, diyen de var kötü diyende oluyor.
Her şeye rağman yollardaki izler silinmemeli. Bunun için kalıcı kültür, edebiyat, gelenek, görenek kayıt altına alınmalı. Zamanda yolculukta işaretler dağa, taşa, ağaçlara derilere ve günümüzde kâğıtlara yazıldı. İşte o ilgilenmediğiniz yazarların kitapları bu izleri taşıyor. İlgiyle okuduğunuz yabancı yazarların kitapları kadar önemli.
Bu gün bu genel gidişata “kitaplar” doğrultusunda bakmak istiyorum. Ülkemizde belli yazarların kitapları hariç öbürleri heyecan yaratmıyor. Bunların sayısı da çok değil; bazıları şişirme, bazıları da gerçekten iyi yazarlar. Bunların dışında günümüz yazarları arasında da çok güzel eser verenler mevcut. Bunlar pek bilinmiyor ya da az kişi farkında. Alaycı bir tavırla “herkes yazar” veya “herkes şair” sözü çok kasıtlı ortaya atılmış yerli düşünceyi örseleyen kindar üretilmiş sözdür. Yerel yazar ve şairler arasından süzülerek öne çıkan çok kıymetli insanlarımız mevcut
Yazarlar toplumun sesini, hayata bakışlarının bütününü yansıtır.
Güven Meselesi:
Şimdi sizleri düşündürecek bu başlıkla girelim, “Güven Meselesi”. Bu mesele gittikçe kötüye gitti. Hayatın her hangi bir alanında olan başarısızlık bütün hayatımızı etkiledi. Türk Milleti bir türlü kendine gelemedi. Kendine güvenini zaman geçtikçe yavaş yavaş yitirdi. Ne ilgisi var diyeceğimiz otomobil, eşya, çakı bıçağı, jile ve saire gibi alet adavet de bile dışa yöneldik ya da demokrasi, adalet gibi hayat tarzımız ve konumuzu teşkil eden okuduğumuz kitaplar!.. 
Benim ülkemde kitap okumalarında yabancı yazarların kitapları kat kat fazla okunmakta. Burada yerliye ilgisizliğin sebepleri dönem dönem o kadar basit ki kimi faşist, kimi komünist gibi sudan sebepler. Bunlar bizim mi değil mi araştıran yok. Sanki yabancı yazarların siyasi tercihleri yokmuş gibi. 
Özellikle ülkemizdeki darbeler, muhtıralar, adaletsizlikler, adam kayırmalar, kötü yönetimler yerliye karşı güveni bitirdi. “Bizden olmaz” sözü beyinlere yerleştirildi. Bu mesele bütün alanlarda böyle ama ben sadece şimdilik kitaplar üzerinden konuya bakmak istiyorum. 
Görmek Gerekir:
Çok kitap okuyan biri olarak bu konuyu düşündüm. Yeni yazarlar okuyucunun karşısına kolay çıkamıyor. Çünkü onun da kendine güveni kalmadı. Okuyucuya ulaşan yazarlar ise halkın içinden gelmemiş, okuyucuyu tanımayan kurgu, kültür, dil özürlü kimseler. İşte okuyucuya ulaşmak isteyen bu ikinci grup farkında olmadan yabancı yazarların reklamını yapıyor ve bizim olan yazarların kitaplarını da görmemezlikten geliyor. Mesela, hemen her konuşmalarında hayran oldukları, okudukları, tavsiye ettikleri yazar kitapları yabancı. Bir tane yerli yazarın ismi geçmiyor. Maalesef basında da görünen, öne çıkan bunlar. Birçok kültür dergisinde yapılan araştırmalara bakın son kırk yılda sanki kitap yazılmamış gibi şair, romancı, hikâyeci, denemeci yok sanırsınız. Ee birader zahmet edip araştırsan göreceksin çok iyi şairler yazarlar var, bunları ne zaman fark edeceksin. Bazı dergiler ise kendilerine yakın olanları yazıyor o da tek taraflı baktığından inandırıcı olarak alınmıyor.
“Marifet iltifata tabidir.” Sözünden yola çıkarsak elbet Türk yazarlara ilgi alaka artarsa edebi eserlerde seviye o derece artacaktır. Lakin yalnız hata orada mı? Değil elbet, yazarında ucuz hesaplardan kurtarıp kendini yazılarına vermesi gerekir. Yazarın rengi olmaz, her renge hitap etmek zorundadır. Yazarlık oyalanmak içinde yapılmaz en iyi yazar o işi meslek edinen yazardır.
Biz millet olarak bir birimizi taşıyamayacağımız duruma gelince düşünceler, hayat tarzları da değişti. Gençler çoğunlukla bu ülkeden gitmeyi düşünüyorlar. Bunun sebebi “güven” meselesi. Verilen sözlere inanmıyorlar. Şiir sevmiyorlar, roman okumuyorlar, hikâyeleri sıkıcı buluyorlar, yerli müzik dinlemiyorlar. Biz duygusu küçüldü. Sahiplenme yok oldu. Özden kopuşlar oldu. Kültür, Edebiyat, Düşünce dergilerine ilgi alaka azaldı. İşin doğrusu yerli olana güven kalmadı. Bu arızayı tamir etmek çok kolay olmayacak gibi.
Bütün samimiyetimle yazdığım bu yazıyı dikkate alıp gelin bu işi kendi kültürümüze dönüş yaparak bir çıkış arayalım. Yakın çevremizden, kendi yöremizden, dosttan akrabadan kitabı olan ve bir yerlerde edebiyat ile ilgili yazan yazarları görelim. Onları küçümsemeyin, okuyun bakın çoğu sizi şaşırtacak.
Yazan ve okuyan kesime bir sözüm olacak: Kendinize güvenin, yazdıklarınızda samimiyseniz klasik yazarlarımız kadar hatta dünya klasikleri kadar güzel eserler bizden biri olarak verebilirsiniz.
Okuyucular; çok iyi şairlerimiz, romancılarımız, hikâyecilerimiz var. Siz de onları görmezlikten gelmeyin. Kitap kültürün önemli bir paçasıdır. Karşılık buldukça çok iyi eserler ortaya çıkacaktır. 
Gelecekte Türk Kültürü’nü yaşatacak olan bu yazarların kitapları. Yoksa Batı Klasiklerini yazan bir yazarın bizim dinimizden miydi diye daha çok tartışırız. Yok, bizimle aynı dinden değildi ama insan ve iyi bir yazardı.
Biz, siz davasını kaldırıp kitaplara insanlık açısından, kültür açısından bakalım. O zaman yerli yazarlardan da beğendiğiniz ve takdir ettiğiniz kişiler olacaktır.
Netice olarak; bütün alanlarda bizden olanlara güvenimizi kaybetmişiz. Bizden olan yerli yazarlarımızdan günümüzde yazanların kitaplarını da okuma listemize alalım. Çok güzel eserlerle karşılaşacağız.
Kitap; yerliyse mutlaka onun içinde sen yer almaktasın. İster kız, ister sevin özünden kaçamazsın.
Gelin bu yıl yerli yazarların kitaplarını da okuyalım.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum