KÜÇÜK ŞEYLER "İN KÜÇÜK ADAMININ İSLÂM DÜŞMANLIĞI!
Reklam
Reklam
Reklam
Hüseyin YILMAZ

Hüseyin YILMAZ

ÖNCE KELÂM

KÜÇÜK ŞEYLER "İN KÜÇÜK ADAMININ İSLÂM DÜŞMANLIĞI!

12 Mart 2019 - 00:10

Üstün Dökmen, bu ülkenin bilinen isimlerinden. Şöhretini daha çok TRT’de dört yıla yakın yaptığı “Küçük Şeyler” programına borçlu: 2002-2005. Ak Parti iktidarının emekleme yılları bu mütevazi kabiliyetli adamı şöhretinin doruğuna taşır. Programı gibi kendisi de küçük bir adam. Bütün yaptığı, orta seviyede bir aklı meşgul edebilecek, zaman zaman şaşırtacak kelime cambazlıkları, küçük farkedişler, gizlilikleri ifşa, tersten bakışlar; göz önünde cereyan ettikleri halde ülfet sebebiyle farkedilmeyen “Küçük Şeyler”e dikkat çekmek. O küçük şeylerden, küçüklere büyük dersler çıkarmak. Yanlış anlaşılmasın küçüklerden muradımız çocuklar değil, vasat zekâlar, sıradan beyinler…

Dökmen, geçtiğimiz günlerde Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün tertiplediği bir programa yüksek düşüncelerini buyurması için davet edilen Prof. Üstün Dökmen, bir incir çuvalı tek hamlede berbat etmiş. Hayır, berbat ettiği bir çuval incir değil; bu ülkenin bütün hisarlarını tek hamlede yıkmak istemiş Türk Üniversitesinin bu asrî Donkişot’u. Attığı nâra kaç gündür bir burçtan öbür burca yankılanıp duruyor! Bir daha dinleyelim mi?

"Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir Hristiyan psikolog haç takmamalı ise; Rehberlik Öğretmeni de Başörtülü biri olmaz, meslek icra edilirken İnşallah, Maşallah, Hayırlısıyla gibi cümleler sarf edilmemelidir!" 

Kamal Atatürk’ü beş yaşında hâfız-ul Kur’an olmuş diye takdim eden Haydar Baş’a Kadir Mısıroğlu’nun verdiği cevab hatırlar mısınız? Hani şu “Çüüüş!” diye başlayan cevabı… Evet, cevabü'l-ahmak es-sükut, deyip geçmek de mümkün ama geçmeyelim!..

Üniversitelerimizi tımarhaneye benzeten Meriç ne kadar haklı! Bu adam, bir tımarhane kaçkınından daha sakim-i akl değil mi? Eğer bir akıl sakameti bahis mevzuu değilse, böyle bir hezeyanı nasıl sarfedebilir?  Bu sözün, pantolon giyen Üstün Dökmen gibiler adam yerine konmamalıdır, demekten farkı ne? Pantolon giymek veya giymemenin adam olmakla nasıl bir ilgisi olabilir ki, başörtüsünün de rehberlikle bir alâkası olsun? 

Dökmen’in kasdı belli ki, bir metreye kadar küçülen başörtüsü değil, başörtüsünü şiar kabul eden İslâmiyet’tir. Küçük şeylerin adamı, ilk defa cidden büyük laf etmiş. Evet, bütün Kemalistlere, bütün ulusalcılara, bütün solculara ve bütün zındıklara göre Müslümanlar bu toprakların öcüleridirler. On yedi yıllık Ak Parti iktidarı bile bu İslâm düşmanlarını yatıştırıp ikna etmeye kâfi gelmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile Bakanlığının kol kola verip aile ve genç nesilleri Batı dayatmaları istikametinde kâh “Toplumsal Cinsiyet eşitliği”, kah “kadına şiddeti önleme” adı altında şuur iğdişine tabi tutmaları da bu güruhu tatmin etmiyor. Her türlü cinsî sapıklığa kanun şemsiyesi germiş olmak da bu ruh hastalarını kesmiyor. İlle de “Kahrolsun İslâmiyet!” demek için fırsat kolluyorlar. Üstün’ün söylediği de bu: Kahrolsun İslâmiyet, kahrolsun Müslümanlar!.. Allah’ın seni kahrettiğini Hz. Azrail göğsüne çöktüğü zaman anlayacaksın, küçük adam; lâkin çok geç kalmış olacaksın.

Kimse bana sâkin olma, yahut Üstün’ü ikna etmeye çalışmamı tavsiye etmesin! Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak iddia etmek hakka karşı dehşetli bir haksızlık, bir cürüm ve bir şuur kaybıdır. Onu yapmayacağım… Karşımdaki bir metre bezin bilgi ile en ufak bir alâkasının olmadığını bilmeyecek kadar cahil bir adam mı ki, ikna ve isbat yoluna gideyim? Adam nasıl olmuşsa  o ana kadar bastırdığı İslâmiyet düşmanlığını daha fazla işkembesinde tutamayıp Milli Eğitim câmiasının yüzüne kusmuş, mükâfat olarak da plâket almıştır. Kimi iknaa çalışmamı bekliyorsunuz?

Üstün Dökmen’e sözüm yok, kalemime malzeme oluşu bir zaruretten de kaynaklansa benim için bir tenezzül meselesidir. Ancak Milli Eğitim Bakanı ve İl Milli Eğitim Müdür’üne bir çift lâfım var?

Bu adam hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu? Kimin, niçin bu adamı dâvet ettiğini tahkikat konusu yaptınız mı? Her şeyden daha ehemmiyetlisi şeref madalyası gibi takdim ettiğiniz plâketi geri istediniz mi? Son bir soru, bu ülkenin bütün değerlerine ecnebi ve düşman bu insanlarla nereye gidebileceğinizi düşünüyorsunuz? Memlekette insan kıtlığı mı var ki, Batıperest, değersiz, sığ, milletin bütün değerlerine düşman bu insanları millete akıl hocası tayin ediyorsunuz? 

Unutmayınız ki, devir değiştiğinde, devr-i iktidarınızda büsbütün gemi azıya alan bu güruh, önce sizleri gırtlaklayacaktır. Alttan almanız bunları insafa getirmez, iştahlarını kabarttır. Bunların hatırsız hatırı için kendi tabanınızı gücendirmekle sadece ömrünüzü kısaltırsınız. Dost acı söyler, ama yazık ki hakikat da bu!..
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum