Eyüphan KAYA

Eyüphan KAYA


Eyalet Yönetimi Hayatı kolaylaştırır

02 Aralık 2020 - 18:33

Kardeşim bir ilçe neden il olmak ister? biraz ekonomisi canlansın, bir de devlet kurumlarına daha rahat ulaşabilsin diye vatandaş seviniyor, değil mi?
Bu işin bürokratik kısmı, peki eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve yatırım konularında 83 milyonunun gözü neden Ankara’da olsun? Başkentte alınan kararlar neden ülkenin en ücra köşesinde de uygulansın, bu sağlıklı mıdır? Böyle bir yönetim tarzından başarı, huzur beklenir mi?
Tarımla ilgili alınan karar tüm ülkeye hitap ediyor,
Hayvancılık konusunda yapılan bir çalışma tüm ilke sathına hitap ediyor,
Eğitimde yapılan bir değişiklik yine herkese hitap ediyor,
Asayişte, emniyette gerekli olan bir tedbir yine istenilen semereyi vermiyor.
Bu alanların tamamında tek kişinin ağzına bakılıyor.
Baksanıza ayağı taşa değen hemen Cumhurbaşkanımızdan başlıyor eleştirmeye, halbuki duyduğum kadarıyla yeni bir yapılanmaya göre ülkemiz coğrafi açıdan 26 bölge olarak belirlenmiş, peki aynı bölgeleri idari açıdan da 26 eyalete dönüştürsek olmaz mı? Zaten eyalet yönetimi Başkanlık sisteminin olmazsa olmaz bir yönetim tarzı değil mi? 
Bu konuda konuşan insanlara şöyle bir kulak verin bakayım ne diyorlar? Eğer bölünme ve ayrışma münasebetiyle karşı duruyorlarsa, o korkak insanları gözden çıkarın. Korkak insanlar, güvenlikçi olurlar, başkasına pek güvenmezler, bunların ülke huzuruna katacağı bir değer de yoktur. Korkak, ürkek, kuşku kaygı… 
Sadece şu faydasına bakın; 81 vali ve 800 küsur kaymakamlardan kurtuluyoruz,  
Mülki amirler ve belediye başkanları arasında meydana gelen çekişmeden kurtuluyoruz,
Bir yanlış uygulamaya itiraz etsek rahatlıkla eyalet binasının karşısına dikilip medenice fikrimizi dile getirebiliyoruz.
Başarısız bir eyalet valisi bir sonraki dönemde seçilmeyeceğini biliyor. Vs.
Gavurların hoşuna gitmeyecek ama eyalet valisinin Müslüman olma şartı olmalıdır. Belki bilmeyeniniz vardır diye söylüyorum örneğin Norveç kralının Hıristiyan olma şartı var.
Çünkü o zaman onu yargılayacak sorgulayacak değerlerin, ölçütlerin olur. “Dün dündür, bu gün bu gündür” diyerek ucuz siyaset yapamaz/yapmamalı.
Bakın bakayım Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi zamanında yapılan özerklik anlaşması kaç yüzyıl bu coğrafyaya huzur kazandırmış? II.Mahmut ile başlayan merkeziyetçi yönetim ile o gün bu gündür kahrını çekiyoruz. Daha ne zamana kadar bu yanlış idareyi yaşatacağız. Niye insanımıza güvenmiyoruz.
83 Milyon vatandaşımızın derdini Ankara’ya bağlıyoruz. Valiler ve kaymakamlarımız genellikle gelip şehrin içinde dönüp dolaşıp günlerini sayıyorlar. 
Diyarbakır’ın bir önceki valisi “Diyarbakır bana alışacak” demişti, vah ki ne vah! ey valim sen şehrine alışacaksın sen!
Bu 26 eyaletin anayasa ve yasalarda belirtildiği gibi iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde ülke bütünlüğü içinde merkezi hükümete bağlı iş ve işlemlerini yürütür. Bundan korkacak ne var? Eyaletin biri Kürdistan, diğeri Zazakistan olsa kime ne zararı olur?
Tabi o zaman eyalet seçimleri daha da değer kazanız, her eyalet valisi emniyet, adalet, eğitim ve sağlık açısından, yatırım ve huzur bakımından ağırlığını sorumluluk alanına verir.
Tabi ne HDP’nin bunu talep etme hakkı var, ne de MHP’nin itiraz hakkı. Kardeşim bunlar siyaset yapmıyor, düpedüz biri diğeri ile düşmanlık yapıyor.
Gelin ya Allah, yüce Allah deyip, İlahi öğreti ile barışık bir tarzda hayata kalite katalım ne dersiniz?
Yüce Meclis,
Yüce Atatürk,
Yüce Türk milleti demekten vazgeçelim.
Yahu bu ithal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerle, seküler eğitim müfredatıyla bizi cüceleştirdiniz! ne yücesi ne hali arkadaşlar, o eskidendi bu gün artık vatandaş ne oluyor ne bitiyor biliyor.
Selam ve selametle

 








 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum