Reklam
Reklam
Erol Aydın

Erol Aydın


TÜRKİYE'DE ALEVİ OLMAK

02 Aralık 2019 - 16:16
Reklam

Çocukluğumda bulunduğumuz beldelerde Aleviler kısık sesle ve parmakla gösterilirdi. Bizlerde çocuk aklımızla Alevi olmanın çok kötü bir şey olduğunu düşünürdük. Onların farklı birer mahlûkat olduğu hissine kapılır, ancak aradaki farkı da açıkçası göremezdik. Dışarıdan baktığımızda bir sorun göremezdik ama yine de kafamız oldukça karışıktı. Fakat aradan geçen süre zarfında aklımız erdiğinde ve Alevi arkadaşlarımız olduğunda kafamızdaki önyargıların yok olduğunu hatırlıyorum. 
Eskiden toplumsal baskı nedeniyle Alevilerin kendini ifşa etmeleri çok kolay değildi. Toplumsal değişim ve dönüşüm sonrasında devletinde bazı açılım ve çalıştaylarla meseleye eğilmesi konunun sorun olmaktan çıkmasına neden olmuştur. En azından Alevi yurttaşların kendilerini özgürce ifade ederek, kültürlerini serbestçe yaşamaları önündeki engeller ortadan kalkmıştır.
Aradaki en temel farkın, inanç konusunda farklı ritüellerinin olmasını daha sonra zenginlik olarak kabul etmiş olduk. Biz sade vatandaşlar olarak bunu bu şekilde kabullenmiş olsak ta başkaları bu durumu ayrışma olarak görüp kaşımaya devam ettiler. 
Bu ayrışmanın ortaya çıkmasında Aleviler de çok masum sayılmazlardı. Bunun en önemli sebebi ise birlik olamamış olmalarıdır. Ali ’siz Alevilikten, Marksizm’e, ateistlikten ehlibeyte kadar uzanan yelpazede dağınık olmaları savrulmalarına neden olmuştur. Günümüzde cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmemiş olmalarını en büyük sorun olarak görmektedirler. Bunun dışında aynı topraklar üzerinde birlikte yaşamış olmamıza rağmen algı olarak azınlık gibi görünmek zor bir durum olsa gerek. Devlette, askerde, yargıda, bürokraside mezhepçi bir ayrışmaya tabi tutularak bu özelliklerinin liyakatin önüne geçmesi aşmamız gereken problemler olarak karşımızda durmaktadır.
Her seçim döneminde siyasi partiler Alevileri istismar ederek yanlarına çekmek istemişlerdir. Seçim bittiğinde ise verilen sözler unutularak bir sonraki seçime kadar pusuya yatılarak tekrar aynı kısır döngü devam edegelmiştir. Alevilerin istek ve talepleri devlet ve sistem yapısının komple değişmesini öngördüğü için kolayca halledilecek şeyler değildir. Diyanetin kaldırılması, din eğitiminin sonlandırılması ve benzeri talepler dengeleri bozacağı için söz vermekle olacak işler değildir.
Sonuç olarak; Alevilerin bugüne kadar horlandıkları, dışlandıkları ve ötekileştirdikleri herkesin malumudur. Toplumsal mutabakatla yapılacak sivil bir anayasa ile eşit yurttaşlık çerçevesinde taleplerin büyük kısmı halledilir ise herkes rahatlamış olacaktır. Türkiye mozaiğinde başka topluluklarda düşünüldüğünde herkese özel bir uygulama olamayacağına göre evrensel hukuk ve insan hakları temelinde meseleye eğilmek ortak paydada buluşmak herkese iyi gelecektir.
Esenlik dileklerimle,

YORUMLAR

  • 0 Yorum