Bedriye ÇAMBEL

Bedriye ÇAMBEL


KEMAL KILIÇTAROĞLU'NA SESLENİYORUM

28 Kasım 2020 - 22:57

KEMAL KILIÇTAROĞLU'NA SESLENİYORUM
          
Kılıçdaroğlu’nun, “İktidarın peşinden giden öğretmen varsa, ben ona öğretmen demem” diyerek ayrıştırıcı sözleri ile alakalı videoyu görünce önce inanamadım. Sonra videoyu tekrar izledim. Videoyu izledikten sonra tekrar izledim acaba yanlış mı anladım dedim.
Ülkemiz çok zor şartlardan geçmiştir ve eskiden 5 vakit namazını kılan insanların büyük bir sadakatle oy verdiği bir partidir. Emin olun sahte Atatürkçü ve sahte solculardan çok maneviyatı güçlü olan insanların desteği ile güçlü bir hale gelmiş partidir. 
     Düşündümde  kendisinin bu sözleri bir çok ölmüş insanın kemiklerini dahi sızlatmıştır. 
     İktidarın peşinden giden öğretmenleri düşündüm de eminim hiçbiri bu sözler karşısında ağırlığını bozmamak adına bu sözleri kaile almak istememiştir. 
     Ülkede büyük bir eğitim açığı bulunmaktadır. Eğitimde özel ders alamayan, özel okullara gidemeyen öğrenciler mağdur olmaktadır. Keşke diyorum bu konuya değinseydi. 
     Ülkede  büyük bir öğretmen açığı bulunmaktadır. Bu büyük oranda ki öğretmen açığı ücretli öğretmenlerle kapatılmaya çalışılmaktadır. Ücretli öğretmen olarak çalışan öğretmenlerin hiçbir özlük hakları yoktur. Sigortaları yarım yatmaktadır. Hasta olsalar dahi çalışmak zorunda kalıyorlar. Rapor ve izin hakları yok ve daha bir çok mağduriyetlerine rağmen görevlerini en iyi şekilde yapmaktadırlar. Bu insanların mevsimlik işçi gibi çalıştırılmalarının öncelikle  insan haklarına uygun olmadığından bahsetmesini isterdim.
     Eğitime şu an uzaktan devam edilirken öğrencilerin çoğunun tableti, bilgisayarı olmadığı için uzaktan eğitime katılamamasından bahsetmesini isterdim.
     Uzaktan eğitime katılan çoğu öğretmenin bilgisayarı, tableti dahi olmadığından bahsetmesini isterdim.
     Öğretmenler fakülte mezunu ve çoğu hayatı tırnakları ile kazıyarak elde eden, gariban halktan gelen insanlardır. Halk iradesini küçümsemek bir siyasi parti liderine asla yakışmamaktadır.
     Siyasî gücünüz ve konumunuz ne olursa olsun her zaman halkın gücü ve sözü çok önemlidir.  
     Kendisinin geçen günlerde bir de çanta açıklaması olmuştu. Bence siyasette büyük işler yapmak için büyük laflar etmemek gerekiyor. Bu ülkenin eti kemiği öğretmenlerdir. Öğretmenler olabildiğince özgür olmalıdır. Hiçbir siyasi lider veya siyasi parti öğretmen iradesinden daha güçlü değildir. Öğretmenler bu ülkenin geleceğini şekillendiren en güzel mimarlardır. Bu mimarlar kalemi çok kullanırlarken silgiyi ise nadir kullanan kişilerdir. Silgi ile sildikleri yanlışları da bir daha asla yazmazlar.
     Siyasî fikri ve görüşü ne olursa olsun hiçbir öğretmen hiçbir şekilde ötekileştirmeyi hak etmemektedir. Nasıl ki bir öğretmenin siyasi görüşü ve dünya görüşü ne olursa olsun o bir profesyoneldir ve görüşünü öğrencilerine yansıtmıyorsa hiçbir siyasi parti lideri de  öğretmenleri ayrıştırmayacak kadar profesyonel olmalıdır.
     Bu ülkede siyaset yapmak manevî birlik beraberlik ve kardeşliklerin asla önüne geçmemelidir. Bir şey daha var ki o da çok önemli bir konudur. Kılıçdaroğlu’nun, “İktidarın peşinden giden öğretmen varsa, ben ona öğretmen demem” diyerek ayrıştırıcı sözlerine tepkiyi sadece iktidarın peşinden giden öğretmenler değil kendisinin peşinden giden öğretmenlerin de vermesi demokrasi ve özgürlük adına doğru olacaktır. 
   
Selam ve dua ile.
Bedriye ÇAMBEL
   








FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum