Reklam
Reklam
Reklam

obezite ölümleri artıyor

Ülkemizde görülme sıklığı % 30.3 olarak tespit edilen obezite, her yıl önemli oranda can kayıplarına neden oluyor. Obezitenin, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin en büyük halk sağlığı problemi olduğunu belirten Özel Egepol Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, günümüzde obezitenin kronik bir hastalık olarak tanımlandığını söyledi.

obezite ölümleri artıyor

Ülkemizde görülme sıklığı % 30.3 olarak tespit edilen obezite, her yıl önemli oranda can kayıplarına neden oluyor. Obezitenin, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin en büyük halk sağlığı problemi olduğunu belirten Özel Egepol Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, günümüzde obezitenin kronik bir hastalık olarak tanımlandığını söyledi.

obezite ölümleri artıyor
08 Haziran 2019 - 22:34

Ülkemizde görülme sıklığı % 30.3 olarak tespit edilen obezite, her yıl önemli oranda can kayıplarına neden oluyor.

 

Obezitenin, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin en büyük halk sağlığı problemi olduğunu belirten Özel Egepol Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, günümüzde obezitenin kronik bir hastalık olarak tanımlandığını söyledi.

 

Dr. Gülden Ballı, kelime anlamı olarak aşırı yağlanma şeklinde ifade edilebilen obeziteye, aşırı yemenin yanı sıra; yetersiz uyku ve genetik faktörlerin de neden olabildiği bilgisini verdi.

 

Ülkemizde neredeyse her üç kişiden birinin obez olduğunu dile getiren Dr. Ballı, “Hareketsiz bir yaşam tarzı; karbonhidrat ve yağdan zengin, glisemik indeksi yüksek gıdalar, şeker içeriği yüksek içecekler, fast food tüketimi, porsiyon büyüklüğünün artışı, uzamış açlık süresi, gece yeme alışkanlığı obezite sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yetersiz uyku ve genetik yatkınlığın da risk faktörü olduğu bilinmektedir. Cushing hastalığı (kortizol yüksekliği), hipotiroidi (tiroid hormon eksikliği), polikistik over sendromu, büyüme hormonu bozuklukları, psikolojik faktörler (depresyon, mevsimsel duygulanım bozuklukları vs) ve bazı ilaçlar, obezitenin bilinen tıbbi nedenlerindendir”  diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre obezitenin önlenebilir ölüm sebepleri arasında sigaradan sonra 2'nci sırada yer aldığını kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, vücut kitle indeksi (VKİ) ne kadar yüksek ise ölüm riskinin de o kadar yüksek olduğunu sözlerine ekledi.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Obezitenin kalp krizi, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyesi, damar içi pıhtı oluşumu, insülin direnci, şeker hastalığı, depresyon ve böbrek yetmezliği gibi pek çok rahatsızlığa neden olabildiğini belirten Dr. Gülden Ballı, şunları söyledi: “Obezite tedavisinde altın standart; diyet, egzersiz ve davranışsal destek tedavilerinin kombinasyonudur. Başarısız olunan hastalarda ilaç tedavileri, mide balonu, mide botoksu, mide bypass ameliyatı ve tüp mide ameliyatı da uygulanabilecek tedavi yöntemleri arasındadır.  Tüp mide yeme kısıtlayıcı bir obezite ameliyatıdır.  Midenin yaklaşık %80’inin çıkarılması ile hacmin küçültülmesini sağlayan ameliyat şeklidir. Günümüzde ilk tercih olarak laparoskopik (kapalı ameliyat) olarak yapılmaktadır. Mide bypass ameliyatında, tüp mide ameliyatından farklı olarak bu ameliyat türünde mide çıkartılmaz, barsakların bir kısmı, ameliyatta oluşturulan küçük mide poşuna bağlanarak devre dışı bırakılır. Hem yeme kısıtlayıcı, hem de emilimi bozucu bir obezite  ameliyatıdır. Mini gastrik bypass ameliyatı ise gastrik bypass ameliyatına bir alternatif olarak ortaya çıkmış, teknik olarak daha basit ve ameliyat süresi daha kısadır. Komplikasyonları gastrik bypassa oranla daha azdır. Hem yeme kısıtlayıcı, hem de emilim bozucu bir ameliyattır”

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum