EÜ'lü akademisyenden, "kurbağa avcılığı" uyarısı

EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kerim Çiçek: "Kurbağa avcılığı ile ilgili geniş kapsamlı kurallar ve yaptırımların olmaması, popülasyonun neslinin tehlikeye girmesine sebep olmaktadır"

EÜ'lü akademisyenden, "kurbağa avcılığı" uyarısı
27 Mayıs 2020 - 13:55

İZMİR (AA) - Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kerim Çiçek, Anadolu su kurbağalarının neslinin, avlanma ve habitat bozulması nedeniyle tehlike altında olduğunu bildirdi. 
EÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Doç. Dr. Kerim Çiçek yürütücülüğünde, TÜBİTAK'ın destekleriyle Çanakkale Onsekiz Mart, Celal Bayar, Orta Doğu Teknik ile Stony Brook üniversiteleri ile Tarım ve Orman Bakanlığından uzmanların katılımıyla Seyhan ve Ceyhan deltalarında 2013-2015 yılları arasında yapılan çalışma, koruma biyolojisi alanında önemli bilimsel verileri yayınlayan Oryx dergisinin Mayıs 2020 sayısında yayımlandı. Çalışma kapsamında yapılan işaretleme, izleme ve gözlem analizlerin, Anadolu su kurbağası popülasyonunun yüzde 20 oranında azaldığını gösterdiği belirtildi. 
Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Kerim Çiçek, kurbağaların pek çok ülkede besin olarak tüketildiğini hatırlattı. Türkiye’de kurbağaların besin olarak tüketilmemekle birlikte büyük miktarda kurbağanın ihraç edildiğini aktaran Çiçek, "Kurbağa avcılığı ile ilgili geniş kapsamlı kurallar ve yaptırımların olmaması, popülasyonun neslinin tehlikeye girmesine sebep olmaktadır." dedi.
Kerim Çiçek, araştırmanın önlem alınmadığı takdirde Çukurova Bölgesi'ndeki kurbağaların neslinin 2050 yılına kadar tükenme olasılığının yüzde 90 olduğunu ortaya koyduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Türkiye, özellikle amfibiler açısından önemli biyoçeşitliliğe sahip bir coğrafyadır. Koruma biyolojisi alanında önemli bilimsel çalışmalar yayınlayan Oryx dergisinde yayınlanmış olan makalede araştırmacılar Türkiye’nin 'tükenme domino hattı'nın üzerinde bulunduğunu söylemektedir. Bu tanım, kurbağa tüketen ya da ihraç eden ülkelerdeki popülasyonun azaldığı durumlarda, başka bir ülkenin pazar payının ve dolayısıyla doğadan kurbağa toplanmasının artması şeklinde açıklanabilir. Bu durum ikinci ülkedeki popülasyonu tehdit eder ve toplanan türler, dünyanın her yerinde tehlikeye girmiş olur. Örneğin, Fransa ve Romanya’da kurbağa avcılığı yasaklandığında, Hindistan ve Bangladeş’ten yapılan ihracat artmıştır ve buralardaki popülasyonlar hızla düşüşe geçmiştir. Bu ülkelerde de toplatılma yasağı getirildiğinde bu defa Endonezya ve Çin’deki ihracat yükselmiştir. Türkiye’nin bu hattaki yeri ise artan talep sebebiyle oldukça önemli bir konuma gelmiştir."
Araştırmacılardan öneriler
Doç. Dr. Kerim Çiçek, söz konusu çalışmanın, popülasyonun devamlılığı için toplatılmanın azaltılması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bunun gerçekleşebilmesi için de araştırmacılar, çiftleşme sezonlarında toplatılmanın yasaklanmasını, 30 gramın altındaki kurbağaların toplatılma ve ihracının tamamen ortadan kaldırılmasını, avcılara zorunlu eğitim verilmesini, popülasyondaki baskının azaltılması adına kota sistemi uygulanmasını ve kurbağa yetiştiriciliğinin teşvik edilmesini önermektedir. Yabani hayvan ve bitkilerin yemek, ilaç, pet hayvanı olarak toplanması pek çok türü tehdit etmektedir. Amfibiler çevrenin kirletilmesi, habitat kaybı, global iklim değişikliği, hastalıklar, kimyasallar, istilacı türler ve aşırı toplatılma sebebiyle, hayvanlar içinde bu tehlikeye en çok maruz kalan gruptur. Biyoçeşitlilik çalışmaları, insanın ve doğanın sağlığının birbirine bağlı olduğunu, birindeki bozulma ya da hastalığın diğerini Kovid-19 örneğinde olduğu gibi kimi zaman küresel düzeyde etkilediğini görmemiz açısından önemlidir."

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum