Reklam
Alisa Çiçek Akyol

Alisa Çiçek Akyol

Az Görme Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Beyhan Uğur

12 Kasım 2017 - 20:31

Az Görme Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Beyhan Uğur
AZ GÖRME NEDİR?
Az görme ile ilgili tüm bilinmeyenleri Özel Lokman Hekim Akay Hastanesi Az Görme Rehabilitasyon Merkezi Kurucusu Beyhan Uğur'a sorduk.
Konunun üzerinde hassasiyetle duran Uğur, konunun çok önemli olması sebebiyle yeterince bilgilendirme yapılması gerektiğine değindi. Ayrıca Beyhan Uğur, sayısız insanın doğru yaklaşımlarla daha rahat ve huzurlu bir yaşam sürebileceğini vurguladı.
Beyhan Uğrur'dan aldığımız bilgilere göre;
Rehabilitasyon, habil kelimesinden gelmekte olup habilitasyon bilinmeyen birşeyin öğrenilmesi olarak tanımlanmaktadır.Re/habilitasyon ise önceden bilinen ve unutulmuş olan anlamına gelmektedir.
Rehabilitasyon gereksinimi olan bireylere eğitim ve danışmanlık yapmak hemşire sorumlulukları arasında yer alır.
AZ GÖRME EPİDEMİYOLOJİSİ; Dünyada; 45 milyon körlük, 110 milyon az gören vardır. Körlüklerin 2/3’ü önlenebilir ve/veya tedavi edilebilir niteliktedir. Gerekli önlemler alınmadığında 2020’de yaklaşık iki misli az gören olacaktır.
Az görenlerde re/habilitasyonun amacı;
Bireylerin görme kaybının yaşamları üzerindeki fonksiyonel kısıtlanmasını en aza indirerek;
Bağımsız,Üretici, Zevkli KALİTELİ YAŞAM sağlamaktır.
Her 5 saniyede 1 insan,Her 1 dakikada 1 çocuk azgören olmaktadır.
Sosyal ve mesleki alanda rehabilitasyon hizmetlerine gereksinimi olan 180 milyon görme özürlü.
“Az görme”, körlüğe göre görme işlev kaybının daha az olduğu, kişinin görme işlevini arttıran yardımcı cihazlardan yarar gördüğü durumdur. Az görme, bireyin yaşam kalitesini önemli derecede etkiler ve hem birey hem de toplum için önemli bir sosyoekonomik sorundur.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) VISION 2020 raporuna göre, az görmenin önlenmesi ve rehabilitasyonu öncelikli global hedefler arasında yer almaktadır.
Az görmeye neden olabilecek hastalıklar
Retinitis pigmentosa'ya(tavuk karası,gece körlüğü)
Glokom(göz tansiyonu),
Makula dejenerasyonu,(smd,sarı nokta)
Kornea skarları,
Keratokonus
Göz yaralanmaları
Miyopik dejenerasyon
Diyabetik retinopati,
Optik atrofi
Albinizm ve aniridia,
Retina dekolmanı,
AZ GÖREN neden önemli ?
Az görme ve körlük prevalansı yaşla yükselir.Az görme ve körlüğün birinci nedeni ;
Dünya genelinde ve gelişmekte olan ülkelerde katarakt (tedavi edilebilir) Gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de birinci neden SMD’dir. (önlenemeyen ve/veya tedavi edilemeyen)
Rehabilitasyon kararı ve başarısı:
Bireyin demografik özellikleri, (yaş, cinsiyet)
Eğitim düzeyi ve sosyal konumu,
Mesleği
Zeminde yatan göz hastalığı
Bireyin yaşamdaki rolü ve hedefleri,
ozel-lokman-hekim-akay-hastanesi-az-gorme-rehabilitasyon-merkezi-kurucusu-beyhan-ugur.jpgÇocukluk çağı körlük ve az gören çocuklar
Diğer yeti yitimi alanlarında olduğu gibi, görsel yeti yitimi yaşla artar ve senil çağda en yüksektir. Körlük derecesinde görmesini kaybetmiş insanların %82 si 50 yaş ve üzerindedir.
Çocuklarda görsel yeti yitimi riski azmış gibi görünmesine karşın, DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) çocukluk dönemi körlüklerini, VİZYON 2020- Görme Hakkı ( VISION 2020 – The Right to Sight) programı kapsamında kaçınılabilir (önlenebilir ve/veya tedavi edilebilir) okuler durumlar içerisinde, yüksek öncelikli olarak belirlemiştir.
Az görmenin genel bir tanımı ise, standart gözlük ve kontakt lensler ile düzeltilemeyen ve hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen görme düzeyidir.
Gelişmekte olan ülkelerde çocuklarda körlük her bin çocuk için 1.5 kadar yüksek iken, gelişmiş ülkelerde her bin çocuk için 0.3 civarındadır.
Bebek ve çocuklar önlerindeki uzun yıllar nedeni ile yaşamlarının çok önemli bir bölümünü, hatta bazen tamamını görsel yeti kaybı nedeni ile yaşamak zorunda kalırlar.
Örneğin çocuklarda tüm nedenlere bağlı ‘kör yıllar’ ın sayısı, yetişkinlerde dünya genelinde körlüğün birinci nedeni olan katarakta bağlı ‘kör yıllar’ ın sayısına hemen hemen eşittir.
Üstelik bebek ve çocukların fiziksel ve psikososyal gelişimlerinde, öğrenme ve çevre ile integrasyonlarında, görme en baskın duyudur. Yetersizliğinde çocuğun özellikle nörodavranışsal gelişimi olumsuz etkilenir. Sonuçta birey, aile ve tüm toplum sosyal, psikolojik ve ekonomik açıdan ağır yükler taşımak durumundadır.
İkinci olarak, çocukluk dönemindeki görsel yeti kayıplarının çoğunluğu önlenebilir ve/veya tedavi edilebilir niteliktedir. Ayrıca bebek ve çocuklarda görsel kayıplara yol açan pek çok neden (örneğin vit A yetersizliği, prematüre doğumlar, kızamık, menejit, doğuştan rubella sendromu gibi) aynı zamanda ölümlere de yol açmaktadır.
Görme doğduktan sonra kazanılan bir fonksiyondur. Görme sistemi yeni doğan bir bebekte anatomik ve fizyolojik olarak gelişimini henüz tamamlamamıştır. Bu gelişim için özellikle görme merkezine iletilebilen net görsel uyarılar gerekmektedir. Bu nedenle bebeklik ve erken çocukluk dönemi görsel gelişimin tamamlanabilmesi, erken tanı, zamanında tedavi ve gerektiğinde görsel habilitasyon programlarının etkili bir şekilde uygulanabilmesi açısından çok değerli bir dönemdir.
Daha önce de belirtildiği gibi görsel yeti yitimi çocukluk döneminde göreceli olarak düşüktür. Günümüzde dünya genelinde 285 milyon ( 39 milyon kör, 246 milyon az gören) görsel yeti yitimlinin, 19 milyonu çocuktur (0-14 yaş). Bu çocukların 12 milyonunda görsel yeti yitimi tedavi edilebilir bir neden olan düzeltilmemiş kırma kusurlarına bağlıdır. Ne yazık ki 1.4 milyon çocuk görsel yetisini irreversibl olarak kaybetmiş durumdadır. Bu tüm yaş gruplarındaki körlerin yaklaşık % 4 ü demektir.
Çocuklarda, az görmeye neden olan ilk üç neden sıklık sırası ile 0-6 yaş grubunda albinismus, strabismus-amblyopi ve prematüre retinopatisi, 7-18 yaş grubunda ise herediter retina distrofileri, albinismus ve optik atrofidir.
Çok alanda yeti kaybı olan çocukların çoğunda görme problemi de mevcuttur. Çoklu yeti kaybı olan çocukların karmaşık nörolojik problemleri ve kırılgan sağlık durumları nedeniyle görsel yeti değerlendirmeleri ihmal edilebilmektedir. Aslında görsel yeti kaybı şüphesi olsun olmasın, tüm engelli çocukların göz muayenelerinin yapılması ve görsel fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir.


AZ GÖRME VE DEPRESYON
Yaşlanma tüm sistemleri etkileyen bir süreçtir. Yaşam süresinin uzaması ve bunun sonucu olarak yaşlı nüfusun artması nedeniyle yaşlılık, günümüzde daha fazla önem kazanmıştır. İleri yaş grubunda en çok etkilenen işlevlerden biride görmedir.
Yapılan çalışmalarda görme yeteneği düşük olanların tam görüşlü insanlara oranla yaklaşık iki kat daha fazla düşme ihtimali olduğunu, yaşlı insanların% 20 ila% 50'sinde görme azalması gözlemlenmediğini ortaya koymaktadır. Bu kişilerin çoğunluğu düzeltilebilir görme problemlerine sahiptir.
Depresyon, yaşlı insanlarda görme yeteneğinin düşüklüğünün kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul edilmemelidir. Görme özürlü, depresif yaşlı yetişkinlerin tedavisinde sosyal beceri eğitim programı yapılmalıdır. Görme keskinliği düzeldiğinde ise bununla paralel depresyonun azaldığı görülmektedir. Bu nedenle, görme özürlü bireylerin, ihtiyaç duydukları bakımı almayan çok büyük bir yaş grubunun olup olmadığını bilmekte önemlidir.
Az görme bakımına ne kadar erişilebilir?
Tüm dünyada, daha bütünsel, hasta odaklı, görme azaltılmış rehabilitasyon hizmetlerinin geliştirilmesine rağmen, pek çok alanda ulaşılabilirlik düzeyi yeterli değildir ve / veya insanlara hizmet çağrısı yapılmamaktadır. Bunları kullanmamayı tercih ederek Alanda çalışan insanlar için, gelişmelerin neden daha hızlı ilerlemediğini kavramak zordur.
Bunu etkileyen faktörler;
Finansman yetersizliği (tıbbi sigorta şirketleri tarafından reddi dahil olmak üzere),
Ulaşımda zorluk,
İlçe ve köylerde yaşamak,
Ulaşım, cinsiyet, dil,
Düşük sevk oranları,
Hizmetlere ilişkin zayıf bilgi,
Toplumsal damgalamak,
Teşhis,
Ekipman ve tesis eksikliği,
Birçok ülkede, Az Görme hizmetleri, özellikle gelişmekte olan ülkelerde mevcut değildir. Az görme bakımına ihtiyacı olan insanların %5 ila 10'una erişildiği tahmin edilmektedir, ancak bölgeler ve ülkeler arasında önemli farklılıklar vardır.
ozel-lokman-hekim-akay-hastanesi-az-gorme-rehabilitasyon-merkezi-kurucusu-beyhan-ugur-001.jpgDepresyon ve Görme Kaybı
Görme fonksiyon kaybı, okuma, yüzleri görme veya bağımsız seyahat etme yeteneklerini etkileyen göz koşullarından kaynaklanabilir. Bu kayıp sonuçları nedeniyle yıkıcı olabilir. Bazıları işini kaybetme tehlikesi içindeyken bazıları bağımsızlığını ve hareket özgürlüğünü simgeleyen sürüşten vazgeçmek zorunda kalabilir. Hâtta bazıları, bağımsız hareket edememe ihtimaliyle karşı karşıya kalabilir ve bakım evine taşınmak zorunda kalabilir. Az görme sağlayıcılarının hastaları arasında depresyona tanık olma alışılmadık bir durum değildir.
Mayo Clinic'e göre depresyonla bağlantılı birçok faktör var: yaşam değişiklikleri, hastalıklar, ilaçlar, biyokimyasal faktörler, zihinsel veya duygusal bozuklukların geçmişi ve madde kötüye kullanımı. Kalp krizi, Parkinson hastalığı, inme, Veya görme kaybı depresyona neden olabilen yaşam değişikliklerine neden olabilir. Bireyler, sevdiklerini veya uzuvlarını kaybedenler gibi görme kaybına karşı aynı duygusal reaksiyonları gösterebilirler. Bu tepkiler şunları içerir: şok, depresyon, kaygı, güvensizlik, keder, inkar veya öfke.
Ortak Belirtiler
Görme kaybı olan hastalar dört temel psikolojik alanın herhangi birinde tepki gösterebilir: duygusal, bilişsel, algılamalı ve davranışsal.Görme bozukluğu olan hastalarla uğraşan klinisyenler, aşağıdakileri de içeren tedavi gerektiren bir depresyon belirtisi aramalıdır:
Kalıcı, yaygın bir depresif ruh hali
Her zamanki faaliyetlerde ilgi ve zevk kaybı
İştah veya kilo artırma veya azaltma
Uykusuzluk veya aşırı uyuma
Psikomotor ajitasyon veya gerilik
Yorgunluk veya enerji kaybı
Değersizlik veya aşırı / uygunsuz suçluluk duyguları
Bozulmuş düşünce veya konsantrasyon
Tekrarlayan ölüm düşünceleri: intihar düşüncesi, planları ve girişimleri
Bu semptomları gösteren hastalarla çalışan klinisyenler, görme bozukluklarını anlayan bir psikiyatr veya psikologla randevu ayarlamasına yardımcı olmalıdır. Çok disiplinli düşük görüş ekibi üzerinde bir sosyal hizmet uzmanına sahip olmak, kişiyi depresyon ve görme kaybı ile değerlendirme, danışma veya danışma kabiliyetini artırabilir.
Amaçlarının, az görme rehabilitasyon hizmetleri arayan ileri yaşta olanlar arasında anksiyete ve sosyal desteğin duyguları da dahil olmak üzere sağlıkla ilişkili yaşam kalitesine etkisini artırmak olduğunu dile getiren Uğur,. 65 yaş ve üstü kişilerdeki yıllık sağlık kontrolü önemli olduğunada dikkat çekti.
Günümüzde, dünyadaki 285 milyon kişinin görme engelli olduğu tahmin edilmektedir; bunların yaklaşık 80 milyonu görme özürlüdür. Bu sayı gelecek 20 yılda yaşlanmanın bir sonucu olarak önemli ölçüde artacaktır. İyileştirilmiş tedaviler düşük görme insidansını azaltsa bile, muhtemelen Az Görme hizmetlerine ihtiyaç duyan insan sayısının artması muhtemeldir.
Az Gören insan sayısının artması, Az Gören hizmetlerinin daha iyi kullanılabilirliğini zorunlu kılacaktır.
Bu nedenlerden dolayı Az Gören ile ilgili bilgilerin ve tedavilerin yaygınlaştırılması hususunda ciddiyetle çalışmalarını sürdüren Beyhan Uğur'a çok teşekkür ederiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar